ESKİ ANKARALILARIN SOSYAL YAŞAM MERKEZİ ULUS


Genç Cumhuriyet sonrası Ankara'da, başta Taşhan olmak üzere meydanlar, sokaklar, sanat ve kültür mekânları modern bir kent kurgusuna uygun olarak biçimlenmiş, kentte halkın birbiri ile temas edeceği açık alanlara özel bir önem verilmiştir.

Bu dönemde politik bir merkez olan Ulus’un sosyal bir merkez haline gelmesinde, Taşhan'ın yanı sıra Ankara Palas'ın önemli bir yeri vardır. 

1928 yılında İstasyon Caddesi üzerinde Cumhuriyet yöneticileriyle yabancı ülke temsilcilerinin bir araya gelebileceği bir yer olarak açılan Ankara Palas İkinci Türkiye Millet Meclisi binasının karşısında yerini alır.

Ankara'ya gelen önemli yabancı konuklar kadar yönetici, bürokrat ve aydınlar için de vazgeçilmez bir sosyal mekândır Ankara Palas.

1930’larda yeni aktivitelerle hizmet alanını genişletmiş, periyodik konserler düzenlemeye, pavyonunda her gece yabancı artistlerin yer aldığı programlar sergilemeye, birçok batı şehrinde kendisine şöhret yapmış bir orkestrayı bünyesine alarak, her Salı akşamı özel eğlenceler düzenlemeye başlamıştır.

Cumhuriyet ideolojisini yaygınlaştırmak adına, toplumu dönüştürecek sosyal pratikler olarak oldukça önemsenen bu etkinliklerin tümünde Yeni Ankaralılar, yabancı diplomatlar, nadiren de olsa Eski Ankaralı zengin tüccarlar yer almaktadır.

Cumhuriyet balolarının vazgeçilmez mekânı olarak Ankara Palas, gerek müdavimleri açısından gerek hizmet üstünlüğü ve mimari yapısı dolayısıyla dönemin en önemli yapısıdır.

Yatak sayısı 120 olan otelde her zaman sıcak su vardır ve otelin restoranında Avrupa mutfağının bütün yemeklerini bulmak mümkündür. 

1900’lerin başında bir iki küçük konaklama yerinin olduğu Ankara’da, başkent oluşunun ardından bu tür mekânların çoğaldığı görülmektedir.

Ankara bürokratlarının ve ailelerinin bir araya geldiği, yemek yiyip sohbet ettiği, yabancıların uğradığı, resmi toplantıların yapılıp, politik kararların alındığı çok amaçlı mekânlar olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Bu mekânlardan en önemlisi Taşhan’dır.

1930 sonrası Taşhan Palas adıyla otel olarak kullanılmaya başlanan Taşhan, mimarisi ve 60 yatak kapasitesi ile Cumhuriyetin ilk yıllarında Ankara’nın sosyal yaşamında büyük rol oynayan kentin en modern yapısıdır.

1928 yılında Atatürk’ün isteği ile bir Rus göçmeni olan ve “baba” olarak adlandırılan Karpiç’e Taşhan’ın avlusunda bir lokanta açtırılmıştır.

Ankara ilk kez örtüleri, peçeteleri ve çatal-bıçağı her serviste değişen bir lokantaya sahip olmuştur.

Karpiç açıldıktan bir süre sonra Şehir Çarşısı’na taşınmış, 1953 yılına dek burada hizmet vermiştir.

Tarihi Taşhan’ın arkasında açılan ve İkinci Dünya Savaşı yıllarının en lüks sineması olan Yeni Sinema büyük önem taşımaktadır.

İki katlı binadaki sinemanın mavi renkte geniş koltukları ve localarıyla ünlüdür. Atatürk için ayrılmış özel bir locası da olan Yeni Sinema, o dönemin en ünlü sanatçıları Marlene Dietrich, Robert Taylor, Walter Pidgeoun gibi sanatçıların filmleri oynatılmaktadır.

Her hafta yeni bir film oynatılan sinemada ilk gece, Ankara’nın tüm tanınmış simalarını görmek mümkündür.

Yeni sinema, tiyatro temsillerine de sahne olmuş, İlkbahar sonlarında İstanbul Şehir Tiyatrosu, Darülbedayi büyük sanatçıları ile Ankara’ya turneye geldiğinde gösterilerini Yeni Sinema ‘da gerçekleştirmeye başlamıştır.

Aynı yıllarda açılan Smyrna, Lezzet, Gümüşkepçe gibi lokantalar ise sundukları eşsiz Türk yemekleri ile ortalama ekonomik güce sahip bir Ankaralının yemek yiyebileceği buluşma mekânlarıdır.

Bu lokantaların yanı sıra yine Ulus’ta, özellikle üst düzey Ankaralılar tarafından tercih edilen, Zevk, Jale, Yenigün, Çiçek gibi lokantaların varlığı da bilinmektedir.

İçkisiz Cumhuriyet Yıldız Lokantası, Bakanlar Kurulu üyelerinin politik konuşmalar eşliğinde yemek yedikleri bir mekân olarak ünlenmişti.

Ulus, Eski Ankaralıların Sosyal Yaşam Merkeziydi.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

TARİH KOKAN KENT POLATLI

ANKARA CUMHURİYET MÜZESİ

BİZANS VE DOĞU ROMA DÖNEMİNDE ANKARA